Sosyal Medya

Yaşam

Aşkını köprü altına ve duvarlara yazdı, vatandaşlar tepki gösterdi

yazar

Yayınlayan

üzerinde

Adana’da kimliği belirsiz kişi veya kişilerce cadde ve sokaklara sprey boya ile ’Ömer Özge’yi seviyor’ yazısı yazıldı. Vatandaşlar, kamu mallarına zarar verildiğini söyleyip yazıyı yazanlara tepki gösterdi.
Adana’da geçtiğimiz haziran ayında paralara ’Ömer Özge’yi seviyor’ yazıp pazarcılara dağıtan kimliği belirsiz kişi veya kişiler, bu sefer de sprey boya ile merkez Seyhan ve Çukurova ilçesindeki birçok noktaya ’Ömer Özge’yi seviyor’ yazdı.
Özellikle köprü altına ve korkuluklara yazılan yazılar dikkat çekti. Vatandaşlar ise yazıyı yazanlara tepki gösterdi.

“Kamu malına zarar verip gençlere kötü örnek oluyorlar”
İHA’ya konuşan esnaf Ahmet Yıldırım, yapılanın doğru olmadığını belirterek, “Bu yapılan ahlaksızlık, terbiyesizlik. Kamu malına zarar verip gençlere kötü örnek oluyorlar, insanları kötü yola teşvik ediyorlar. Gerçi yazan kişi genç midir, soytarı mıdır onu da bilmiyoruz. Bizim zamanımızda böyle şeyler yoktu. Biz sadece bisikletimize ’seni seviyoruz’ yazardık. Bisikletimiz de rüzgar gibi geçtiği için kimse okuyamazdı bile. Şimdi gençlik mi kalmış” ifadelerini kullandı.
Yazıdaki Ömer’e seslenen Yıldırım, “Buradan Ömer’e sesleniyorum; aklını başına al oğlum. Böyle soytarılıklarla kız sevilmez. Seviyorsan adamakıllı git, duygularını söyle, sonra da ailesinden iste” dedi.

“Kamu malının değeri gençlere öğretilmeli”
Vatandaşlardan Mehmet Çolak ise olayın farklı yönleriyle değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, “Demek ki gençlerin arasındaki ilişkiyi aileler ya da çevre kabul etmiyor. O da bunu kabul ettirmek için böyle şeyler yapıyor olabilir. Ancak kamu malı hepimizin malı. Buna zarar verilmemesi gerekiyor. Gençlere maddi ve manevi değerler daha iyi öğretilmeli. Kamu malının herkesin hakkı olduğu bilinci oluşturulmalı. Bizim zamanımızda mahallede yanlış yaptığında seni uyaran büyükler vardı” diye konuştu.

Haberin Devamını Oku
Yorum Yapın

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yaşam

Bozyazı’da İki Gün Arandı, Bugün Kendi Evine Yürüyerek Döndü: Ümmü Pancar’ın Garip Kayıp Hikâyesi

yazar

Yayınlayan

üzerinde

Yazan:

Mersin’in Bozyazı ilçesinde iki gündür haber alınamayan ve ekipler tarafından aranan 44 yaşındaki Ümmü Pancar, kendi imkanlarıyla evine döndü.

Edinilen bilgiye göre, Bozyazı ilçesine bağlı Elmakuzu Mahallesi’nde yaşayan Ümmü Pancar’dan, 12 Temmuz Pazar günü saat 14.00’ten itibaren haber alamayan yakınları durumu 112 Acil Çağrı Merkezine bildirdi. İhbar üzerine bölgede AFAD, UMKE, jandarma ekipleri ile vatandaşların katılımıyla geniş çaplı arama çalışması başlatıldı.

İki gün boyunca sürdürülen arama çalışmaları devam ederken Ümmü Pancar, bugün sabah saatlerinde kendi imkanlarıyla evine döndü. Yapılan ilk değerlendirmede sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.

Böylece iki gündür ekipler ve vatandaşların katılımıyla sürdürülen arama çalışmaları, Ümmü Pancar’ın sağ salim evine dönmesiyle sona erdi.

Haberin Devamını Oku

Yaşam

Adana’da 15 Temmuz şehitleri unutulmadı

yazar

Yayınlayan

üzerinde

Yazan:

Adana’da 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Ankara’da şehit edilen polis memuru ikizler Ahmet ve Mehmet Oruç, polis memuru Yunus Uğur ile piyade uzman çavuş Halit Yaşar Mine, mezarları başında dualarla anıldı.
Adana Valisi Mustafa Yavuz ile kent protokolü, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü kapsamında, önce FETÖ’nün darbe girişimi sırasında Ankara Gölbaşı’ndaki Özel Harekat Daire Başkanlığı’na F-16 savaş uçaklarıyla düzenlenen saldırıda şehit olan polis memuru ikiz kardeşler Ahmet ve Mehmet Oruç’un merkez Yüreğir ilçesi Alihocalı Mahallesi’ndeki kabirlerini ziyaret etti.
Protokol, şehitlerin kabri başında aile yakınlarıyla birlikte dua ederek karanfil bıraktı.

“Canlarını seve seve bu vatana verdiler”
İkiz şehitlerin babası Hacı Ali Oruç, evlatlarıyla gurur duyduğunu anlatarak, “Bugün evlatlarımın şehit oluşlarının 10’uncu yılı. Ne mutlu bana ki evlatlarım vatanı için canlarını seve seve verdiler. Mutluyum, huzurluyum. İki şehit babası olarak evlatlarım vatanına, dinine ve ezanına sahip çıktı. Evlatlarımla gurur duyuyorum. Tüm şehitlerimizin mekanı cennet olsun” dedi.

“Ülkemize daha güçlü sahip çıkacağız”
Vali Mustafa Yavuz ise, “Şehitlerimizin mezarı başında dualarımızı okuduk görevimizi yerine getirdik. 10 yıl öncesine kadar Ahmet ve Mehmet kardeşlerimiz bu ailenin evladıydı, fakat aradan geçen 10 yılın ardından 86 milyonun evladı ve kardeşi olarak yaşamaya devam edecek. Onların sayesinde bugün özgür, bağımsız, huzur ve güven içerisinde yaşıyoruz. 10 yıl önce FETÖ terör örgütünün darbe girişiminde onlar canlarını ortaya koydular. Vatanı, bağımsızlığı ve demokrasiyi savunmak adına en büyük fedakarlığı yaptılar. Bizler de onların hatırasına sahip çıkacağız. Ülkemize daha güçlü sahip çıkacağız, birliğimize ve beraberliğimize daha sıkı sarılacağız. Dünden daha fazla kenetlenecek, daha güzel yarınlara hep birlikte el ele yürümeye devam edeceğiz” diye konuştu.
Daha sonra protokol, gittikleri Asri Mezarlığı’nda şehit Halit Yaşar Mine’nin, Buruk Mezarlığı’nda da şehit polis memuru Yunus Uğur’un kabirlerini ziyaret etti.

Haberin Devamını Oku

Yaşam

’Yapamazsın’ dediler, iyileşti eğitimini gördü hem hayalini hem aşkını kazandı

yazar

Yayınlayan

üzerinde

Yazan:

Mersin’de henüz 6 aylıkken beyin felci tanısı konulan genç kadın, yıllar süren zorlu tedavi sürecini azmiyle geride bırakarak çocukluk hayalini gerçekleştirdi ve fizyoterapist oldu. Gönüllü olarak görev yaptığı hastanede motosiklet kazası sonrası tedavi ettiği hastasıyla hayatını birleştiren genç kadının umut, azim ve sevgiyle örülü yaşam hikayesi, görenlere ilham verdi.
Mersin’de henüz 6 aylıkken geçirdiği havale sonrası serebral palsi (beyin felci) tanısı konulan 31 yaşındaki Selcen Kankul Kurban, uzun yıllar süren tedavi sürecinde fizik tedaviyle yeniden hayata tutundu. Çocukluk döneminde konuşma kabiliyetini kaybeden, sol kolu ve bacağını kullanmakta güçlük çeken Kurban, ailesinin desteğiyle tedavisini sürdürerek zamanla konuşma becerisini yeniden kazandı, hareket kabiliyetini geliştirdi. Kendi hayatında önemli bir dönüm noktası olan fizik tedavi sürecinden ilham alan , yaşadığı zorluklara rağmen eğitim hayatından kopmadı ve fizyoterapist olmaya karar verdi. İnönü Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü’nden mezun olan Kurban, ön yargılar nedeniyle iş bulmakta zorlandı. Mesleğini yapma isteğinden vazgeçmeyen Kurban, Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde 2 yıl boyunca gönüllü olarak çalıştı. Gönüllü fizyoterapist olarak görev yaptığı dönemde, 2019 yılında geçirdiği motosiklet kazası sonrası hastanede tedavi gören Tufan Kurban ile tanıştı.
Fizik tedavi sürecinde başlayan tanışıklıkları zamanla arkadaşlığa, ardından da aşka dönüşen Selcen ile Tufan Kurban, yaklaşık 3 yıl önce evlendi. Bugün Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bünyesinde pediatrik fizyoterapist olarak görev yapan Kurban, kocasıyla birlikte sosyal medya üzerinden engelli bireylerin yaşamına dikkat çeken farkındalık içerikleri üreterek destek oluyor.

“En büyük hayalim kahramanım gibi olmaktı”
Yaşadığı zorlu tedavi sürecinin kendisini mesleğine yönlendirdiğini anlatan Selcen Kankul Kurban, tüm engellere rağmen hayalinden vazgeçmediğini söyledi. Kurban, “6 aylıkken havale sonucu beyin felcim gerçekleşti. Uzun süren yoğun bakım sürecinden sonra fizik tedaviyle hayata tutundum. Benim bir kahramanım vardı ve en büyük hayalim o kahramanım gibi olmaktı. Tüm engellere ve ’yapamazsın’ diyenlere rağmen bugün Mersin’de Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığında çocukların kahramanı olarak görev yapıyorum” dedi.
Mesleğini yapabilmek için gönüllü olarak çalıştığı hastanede, hayatının en önemli dönüm noktalarından birini yaşadığına değinen Kurban, “Üniversiteyi bitirdiğim dönemde ön yargılar nedeniyle iş bulamıyordum. Mesleğimi yapmayı o kadar çok istiyordum ki Mersin Üniversitesi’nde 2 yıl boyunca gönüllü olarak çalıştım. Gönüllü olarak çalıştığım dönemde Tufan Kurban motosiklet kazası sonucu hastaneye geldi ve o şekilde tanışmış olduk” şeklinde konuştu.

“İlk tanıştığımızda fizyoterapistimdi”
2019 yılında geçirdiği motosiklet kazasının hayatını değiştirdiğini belirten Tufan Kurban ise fizik tedavi sürecinde başlayan tanışıklıklarının zamanla evliliğe uzandığını ifade etti. Kurban, “2019’da motosiklet kazası geçirdim. Kazadan sonra ameliyat oldum ve fizik tedavi sürecim başladı. Eşimle ilk kez orada tanıştık. Kendisi benim fizyoterapistimdi. Fizik tedavi sürecim bittikten sonra konuşmaya başladık, birbirimizi daha yakından tanıdık. Eşimde beni etkileyen çok şey vardı ama en çok kalbinin güzelliği ve temiz olmasıydı” diye konuştu.
Eşiyle birlikte sosyal medya üzerinden engelli bireylere yönelik farkındalık çalışmaları yürüttüklerini dile getiren Kurban, “Eşim benden önce de farkındalık videoları çekiyordu. Ben de ona destek oldum. Birlikte videolar çekmeye başladık. İnsanlara mesajlarımızı ilettik, ilham kaynağı olduk. İnsanlar da bunu beğendi ve paylaştı. Böylece mesajımız daha çok kişiye ulaştı” ifadelerini kullandı.

Haberin Devamını Oku

Trendler